Category Archives: Eski Türk Filmleri

Bir Köpek Kadar Sadık Olamadın Ey İnsan…

Öyle sahneler olur ki azınıza küfürler gelir, etme eyleme dersiniz ama bir yandanda hak verirsiniz…

Sedat tam özgürlüğüne kavuşacak, bunu Nevin’e söyleyecekken nerden çıkmıştı bu ayrılık… Nerden çıkmıştı bu zengin zübbe…

Arada bir hissi durum yoktu. Adam bir fabrikatördü. Çocukların tahsili için, gelecekleri için istiyordu o adamla evlenmeyi.

Sedat yıkılmıştı. Yılların ağırlığı yüzündeki çizgilerden belliydi. ”Hayır hiç bir ümit yok” derken elindeki çıkış kağıdını parçalıyor. Sırtını duvara dayıyarak ”HAYIR ASLA UMUT YOK” diyordu. Umut olsa bile onlara ne verebilirdi ki…

Sana kızmadım Nevin.Mesut ol, bu senin hakkın deyip oradan uzaklaşırken, bir müzik arka fondan hafifçe yükseliyor.

Daha benden ayrılmadan başka sevgili buldun,

Saadet hiç belli olmaz, Sevdiğim mesut olsun….

Süpermen Dönüyor (türk süperman)

süpermen dönüyor filmi

Alışıla gelmiş bir şekilde bu film ile dalga geçmeyeceğim. 1979 yılının teknolojisi düşünüldüğünde acımasız bir yaklaşım olacağı aşikardır. Nitekim filmin yönetmeni Kunt Tulgar, bu filmin çekildiği yıllarda ki imkanların darlığına değinmiş ve günümüz teknolojisi olsaydı güzel bir filmin ortaya çıkacağını belirtmiştir.

süpermen dönüyor eski film

Baş rolde yani süpermen karakteriyle karşımıza Tayfun Demir çıkıyor. Filmdeki adıda bizzat Tayfun’dur. Tayfun orijinal supermande olduğu gibi gözlüklü bir gazetecidir. Normal bir şekilde hayatına devam ederken bir anda her şey değişir. Ailesi aslında onun üvey evlat olduğunu, kendisini roket gibi birşeyin içinde bulduklarını söyler. Bulduklarında yanında yeşil birde taş vardır. İşte bu taş Kripton taşıdır. Pek muazzam pek güçlü bir taşdır.

tayfun demir kripton taşı

Büyük bir enerjiye sahip olan bu taş süpermeni durdurabilecek tek şeydir.  Taşın bir çok gücü vardır. Süpermen bilindiği üzere olağanüstü güçlere sahiptir. Ne taş işler ne mermi işler. Karşısında kimse duramaz. Zaten insan değildir ki. Kriptonludur bizim Tayfun 🙂

süpermen türk filmi

Ancak onunda duyguları vardır. Gazeteci iş arkadaşına sevdalanır. Onu gizliden gizliye korur. Türlü belalara bulaşan kızı kurtarır. Kız kahramanına yani süpermene aşık olur. Süpermene aşık olan kız (Güngör Bayrak) kendisine ilanı aşk yapan Tayfun’a ,ben seni sevmiyorum. Ben süpermeni seviyorum diye bağırmıştır. Altı üstü bir gözlük var. Ah be kızım nasıl tanımazsın süpermeni 🙂

Daha önce bahsetmiş olduğum Kripton taşına geri dönelim. Bu taşın çok önemli bir özelliği vardır. Kötü adamların icat ettiği makinede kripton taşı gerekiyordu. Kripton taşından çıkan ışınlar nereye değerse altına dönüşüyordu. İşte bu kötü adamlar taşı arzuluyor ve bu taşın sadece taşın araçtırmacısı profesörde olduğunu biliyorlardı.

türk süpermen

Her zaman olduğu gibi filmin ince detayları ve devamını buradan vermiyorum. Aslında zamanım olsa bütün detaylarıyla yazmak isterdim. Dünyayı kurtaran adam filmiyle birlikte dünyanın en kötü filmleri arasına girmeyi başarmış olan bu filmi izlemenizi tavsiye ederim 🙂 Saygılarımla

süpermen türk

Yürek Yarası Filmi-Kadir İnanır

yürek yarası kadir inanırGariban bir salcının aşk hikayesini anlatır bu film. Film müziği tüyleri diken diken eder. Kadir İnanır (Davut) amiyane tabirle cuk diye oturmuştur bu karaktere. Fakirlik,garibanlık,yokluk aşka mani olamıyor. Deli gibi seviyor Zeynep’i. Ne var ki zeynebin gönlü BMW ‘si olan zengin Cemşiroğlu Mustafa beyde.

yürek yarası serpil çakmaklı

Zaten hep öyle değil midir? Sen deli gibi sever gözünden sakınırsın. Ancak o seni farketmez. Uzaktan uzaktan sever bir cesaretle yanına gidersin. Bir halta yaramaz azizim. Elin zübbesi gelir kızı alır. Sense trafik polisi Zeki Alasya gibi ardından bakar, ufak bir selam çakarsın. Yıllarını heba edersin, perperişan olursun. O geri gelmez azizim.

kadir inanır yürek yarası filmi

Kızın gönlü her zamanki gibi arabası olan zengin adamdadır. Salcı Kadir İnanıra dönüp bakar mı Serpil Çakmaklı ? Kafaya takmış Cemşiroğlu Mustafa’yı(Bülent Bilgiç). O kadar gaflet içindedir ki dönüp de kendisini deliler gibi seven adamı göremez. Bülent Bilgiç’İn canlandırdığı bu zengin karakter öyle vurdumduymaz ki. Önüne gelen kadına bakmakta, pavyonlardan barlardan çıkmamakta. Kısacası Zeynep’i küçük bir ilişkiden ibaret görmektedir.

-Ey oğul! Ya ağanın aklına düşerde salı elinden alırsa ne yaparız? Ne yeriz, ne içeriz …

– Nehiride elimizden alacak değil ya!

Davut ‘kaçıracam kız seni der’ ve Zeynep’i düğün günü Mustafa’dan kaçırır. Zeynep ondan nefret etmektedir. Açık açık söyler. ‘Seni istemiyorum. Ben Mustafa’nın karısı olacam. ‘

Yerin dibine batar Davut ama bırakmaz kızı. Garibim öylece düşünür durur. Ertesi gün salla nehrin karşısına geçirir ve bırakır kızı…Ancak bırakması bir çare değildir. Nehre kan bulaşmıştır. Hiç bir şey eskisi gibi değildir.

yürek yarası 1

Baba ocağına dönen Zeynep babasından dayağı yer ve ebeye götürülür. Kadın olmak nede zor iştir. Ebe temiz kağıdı vermiştir ama kimse bunu umursamaz. Koskaca tarlanın taşlarını pirinç gibi ayıklamasını isterler. Köle gibi çalıştırırlar.

Davut’u ise öldüresiye döverler. Davutu döven karakterler ise sinemamızın ünlü kavgazıları. İhsan Gedik,Yılmaz Kurt,Kudret Karadağ ve diğerleri … Oğlunu per perişan halde gören anne ağıtlar içindedir. Çaresiz …Annesi rolünde ise ünlü oyuncumuz Aliye Rona. Yeşilçamın annesi, surat ifadesiyle genelde korku salan, dik başlı, sert anne…

Aliye Rona yürek yarası

Eğer nehrin diğer tarafına geçerse öldüreceklerdir Davut’u. Peki Zeynep’e noldu. Zeynep çok zor haldedir. Çoluk çocuk onu taşlıyor, erkekler musallat oluyor, kadınlar lanetliyor. Dahada beteri cennet evine düşürürler. Yani geneleve. Suçu mu ? Suçu birinin onu kaçırması ve bırakması…

tecavüzcü coşkun yürek yarası

Zeynep iyice ağa düşmüş, Davut ise zeynebin düştüğü duruma kendisinin sebep olması nedeniyle bitip tükenmiştir. Filmin devamını ise her zaman ki gibi burdan vermeyelim.

Bu hazin filmi izlemenizi öneririm. Film müzikleri ve oyunculuğa hayran kalacaksınız.Saygılarımla.

Benim Gibi Sevenler Filmi (Ferdi Tayfur)

benim gibi sevenler filmi
Filme kanunla güzel bir giriş yapıyoruz.Koridorun sonunda elleri kelepçeli,sağında solunda asker olan bir mahkum var.Yavaş yavaş beliren bu mahkum Ferdi Tayfur’dan başkası değildir elbet 🙂

Batan güneş benide al! Dönmem artık bu yere.Felek sanki inat etmiş,bütün kastı sevenlere…

Şarkı biter bitmez.Filme hakim beyin sorusuyla başlıyoruz 🙂

Sanık ferdi tayfur.İtham edildiğiniz bu cinayet hakkında.bütün deliller aleyhinizde.Son müdafanızı yapınız…

ferdi tayfur fotolarıHakim beyin sorusuna ferdi tayfur YOK hakim bey diyor .Hakim bey ısrarla kendisini müdafaa etmesi için sorular yöneltiyor. Ferdi Tayfur sonunun idam olacağını bile bile ısrarla ‘diyeceğim bir şey yok hakim bey‘ diyor.

ferdi tayfur benim gibi sevenler 2Muammer Gözalan hakim rolüyle karşımızda ve adeta yalvarırcasına ‘oğlum,kendini savun.Bir yardım edenin,destek verenin de mi yok ‘ der demez  Selma (Itır Esen) ortaya atlıyor ve Ferdiyi savunuyor.Selma güzel,genç bir avukattır ve Ferdiyi gönüllü olarak savunmak ister.Karşısında ise onu büyütüp bu günlere getiren adam vardır.

Itır Esen ferdi tayfurBabası öldükten sonra ona bakmış,okutup avukat yapmıştır.Ancak duruşmada babası yerinde gördüğü bu adama sorular sorar.Nede olsa masum bir insanın hayatı söz konusudur…Selma karakterini canlandıran Itır Esen başlar sorular sormaya…Klasik ferdi tayfur filmlerinde olan tesadüfler ortaya çıkıverir.Ferdinin babası bu adamdır…

benim gibi sevenlerKendisini deliler gibi seven ve ondan hamile kalan bu kadın ferdinin annesidir.Ancak adam istemez.Yağmurlu bir günde kapı dışarı eder ve kendiside basıp gider istanbullara.Kapı dışarı ettiği gün yağmurda,çamurda bir samanlıkta dünyaya gelir ferdi.Talihsiz,bahtsız çocuk…

erol taş ferdi tayfurAnnesi garibimde gideceği başka bir yer olmadığı için abisine sığınmış. Gaddar abisinin her türlü zorbalıklarına göz yummak zorunda kalmıştır…Zorbalıklardan ferdide fazlasıyla nasibini alıyordu elbette. Zavallı çocukcağız saatlerce çalışıp üstüne dayak diyor birde hırsızlık yapması isteniyordu.Ahh ferdi ahh….

Gaddar adam rollerinin bir numarası Erol Taş rolünü hakkiyle yerine getiriyor.Erol Taş saçı,sakalı pis duruşuyla tam bir kötü adam.Öyle ki filmi izlerken lanetler yağdırıyorsunuz. Bundan daha iyisi oynanamazdı belkide …

erol taş filmleri

Ferdi zor şartlar altında büyür genç adam olur. Mutlu,hayat dolu bir adamdır.Lakin aksilikler yakasını bırakmaz… Dilerseniz bundan sonrası için filmi izleyiniz 🙂

Güzel,klasik bir ferdi tayfur filmi olmasının yanı sıra gerçekten de enfes bir şarkı.Dalga geçip durduğumuz bu filmlerin Türk sinemasındaki yeri çok önemlidir. Kendimizle dalga geçip,elalemi övmeyi huy edinmiş bir milletiz maalesef ki. Selametle efendim…

Çöl Kartalı – Cüneyt Arkın

Askeri okuldan beridir birbirinden ayrılmayan iki dost ve 1 kadın… Murat ile Faruk aralarından su sızmayan, birbirleri için canını feda edecek iki arkadaş. Mahalle mektebi, askeri mektep, cephelerde birbirlerinden hiç ayrılmamıştır.

cüneyt arkın süleyman turan

Faruk (süleyman turan) Kamil paşanın kızı Leyla’ya ( Bahar Erdeniz) aşıktır. Ne var ki en yakın arkadaşı murat (cüneyt a.) ile leyla çoktandır birbirlerini seviyordu. Faruk bundan habersiz leylaya mektuplar yazıyor hatta murat’dan arada bir yardım bile istiyordu.

bahar erdeniz ve süleyman turan

Süleyman Turan’ın yani filmdeki adıyla Faruk’un, Murat ile Leyla arasındaki ilişkiyi bilmemesi işleri vahim duruma getiriyordu. Arada bir leyla hanımın yolunu kesiyor, ona sevdiğini söyleyemese de niyetini belli ediyordu. Bir kaç defa mektupta göndermiş ama Leyla bu mektupların Faruk’dan geldiğini anlar anlamaz kaldırıp atmıştı.

Faruk aşkından meyhanelerde mektup yazmaya çalışadursun, Murat aşkı leyla ile kırlarda geziyor,at biniyor, aşklarını doyasıya yaşıyordu.

cüneyt arkın ve bahar erdeniz

süleyman turan meyhanede

 

Cüneyt Arkın olur da savaş,kılış,silah olmaz mı efendim. Veliaht Hüseyin kaçırılmış ve bu durumu halletmekte kahramanlarımıza kalmış. Leyla Yemen’e zor bir görece giden Murat’ı uğurlarken gözleri yaşlar içinde kalmıştı.

bahar erdeniz ağlarken

 

Şu sahnenin güzelliğine bakar mısınız? Omzunuzda bütün güzelliğiyle ağlayarak ‘gitme’ diyen sevgilinize rağmen ölüme kim atlayabilir? Kahramanımız Cüneyt Arkın tabiki 🙂

Seyit İdris ve adamları veliaht Hüseyin’in bulunduğu kervana saldırmış. Veliahtı ele geçirmişti. Henüz küçücük olan veliaht savunmasızdı.

Kötü adam rollerinin üstadı Hayati Hamzaoğlu ve Kazım Kartal rollerini hakkiyle yerine getiriyor. Meşhur kötü adam gülüşlerini bol bol yapıyordu.

hayati hamzaoğlu ve cüneyt arkın

 

kazım kartal

 

Cüneyt arkın veliahtı canı pahasına kurtarıyor ancak çok ağır bir şekilde yaralanıyordu. Çölde hayatını kurtarmak adına son gayretleriyle yürümeye çalışsa da olduğu yere yığılıyordu. Ölüm onun için kaçınılmazken bir mucize oluyor ve çok güzel bir kadın kahramanımızı evine götürüp onu iyileştiriyordu. Bu güzel kadınımız zamanının en önemli kadınlarından Meral Zeren. Meral Zeren canından çok seviyordu Muratı.

meral zeren

Ne varki günün birinde fırsatını bulur bulmaz çölden kaçıp evine döndü Murat. Döndüğüne bin pişman olacaktı Murat. Leyla ile Faruk evleniyordu. Çok sevdiği arkadaşı ve biricik aşkının evlenmesine dayanamadı. Gerisin geriye çöllere, Meral Zerenin yanına döndü. Kendisini içkiye verdi…..

Filmin devamını her zaman ki gibi buradan yazmayacağım 🙂  Konusu oldukça ilginç olan bu filmi izlemeniz tavsiye eder efendim. Saygılarımla..

Yalnız Yaşadı Yalnız Öldü – Mualla Sürer

ses-1976-sayi-44---30 EkimMualla Sürer, tek gözlü evinin geçimi, kalbini yaşatacak ilaçların parası için film şirketlerinden gelen en küçük teklifleri bile kabul ediyordu… Rol seçecek, düşünecek zamanı yoktu… Yapayalnızdı. Azrail’e de öyle yakalandı.

Mutlu muydu sanatçı? Kim bilir? Bilinen tek şey, yalnızlığıydı… Küçücük bir evin tek odasında kalıyordu… Hastaydı… Kalbi vardı… Zaman zaman soluk almakta güçlük çekerek, dört adımı ardı ardına atamayacak kadar hastaydı, Türk sinemasının ölümsüz  Bedia ‘sı…

Ancak çalışması gerekiyordu… Zorunluydu buna… Elinden tutan da yoktu, «Artık sen dinlen ablacığım. Biz sana yardımcı oluruz» diyen de… Çaresizdi…

Ama, aç ve muhtaç değildi kimseye… Olmak da istemiyordu. Yaşının 75, kalbinin hasta olmasına aldırmaksızın çalışıp duruyordu… Gururuna yediremiyordu. kapısını çalmayan insanların kapısını çalmaya… Film setlerinden çıkmıyordu… Son güne kadar da çıkmadı…

Evinin pencere kenarında yakalamıştı ölüm onu… Yavaş yavaş, ama belirlenen saat ve dakikada… Öteden beri korktuğu şeydi, ölmek. Herkes gibi… Ve günün birinde, akşamın bir saatinde o en korktuğu şey başına geliverdi, Mualla Sürer’in…

ses-1976-sayi-44---30 EkimÇevirdiği 600’den fazla yapıtla Türk sinemasında ebedileşen Mualla Sürer’in cenaze törenine değinmek istiyoruz biraz da… Belki yapımcısıyla, yönetmeniyle, oyuncusuyla birçok şöhret vardı ama, yine de gözler Türkan Şoray’ı, Hülya Koçyiğit’i, Cüneyt Arkın’ı, Fatma Girik’i, Filiz Akın’ı ve Tarık Akan’ı aradı… Bir çok filmde bu sanatçıların annesi rolündeydi Sürer… Ama,ne yazık ki Yeşilçam’ın tarihinden daha uzun bir ömre sahip olan bir sanatçının ölümle bütünleşen kaderiydi bu…

Vahi Öz’le birlikte çevirdiği filmler sinemaseverlerde büyük hayranlık uyandırdı. Halkın dilinde Mualla Sürer adı uzun bir süre «Bedia» olarak kaldı.

1976/Ses Dergisi

Ben Nasıl Yanmıyam Dağlar!

Ben nasıl yanmıyam dağlar! Paramparça olmuş bir yürekten dökülen bu sözlere kulak verebilir misinz ? Ayrılık acısıyla kaleme alınan bu eser , çaresizlik dizleriyle devam ediyor. ‘ Nazlı yardan hiç haber yok ‘. Benim derdim herkesten çok diyerek de içine düşülen ağır durum harika bir şekilde vurgulanıyor. Eserin nakarat kısmı ise bir haykırış. Ben nasıl yanmıyam dağlar !

Sizlere paylaştığım eseri seslendiren Suzan Yakar Rutkay. Adnan Şenses ‘le 1961 yılında evlenmiştir. Adnan Şenses’e müzik dersini verende odur. Aynı zamanda yeşilçam film yapımcısıdır. Kendisi vefat etse de dillendirdiği şarkılar yıllar boyunca yaşayacak.

suzan yakar rutkay kimdirAyrılık ateşten bir ok
Nazlı yardan hiç haber yok
Benim derdim herkesten çok !
Ben nasıl yanmıyam dağlar .. dağlar of!

Sevda derler bir masalmış
Yâr ellerle zevke dalmış  …
Unut diye haber salmış!
Ben nasıl yanmıyam dağlar .. dağlar of!

İçine düştüm bir selin
Kimse sormaz nedir halin
Nazlı yârim olmuş gelin
Ben nasıl yanmıyam dağlar

Hayata Kaldığın Yerden Devam Et

çöpçüler kralı kemal sunal şener şenKısa süren şöhretinin ardından her zamanki gibi kahvehanede yatmıştı. Kapı gibi devlet memuruydu nede olsa. Şarkıcılık ona göre değildi. Kızı da kaptırmıştı zabıta müdürüne . Gerçi ünlü olunca elinin tersiyle itmişti .

Yeni bir gün doğmuştu. Süpürgesini alıp sokaklara çıkı yine. Yine gazeteci çocuk iç karartıcı haberler veriyor, yaşlı bir teyze ona çay getiriyordu. Hayata kaldığı yerden devam ediyordu çöpçü. Ancak bir gürültü kopuyordu mahallede. Yeni evli çift , müstakbel eski nişanlısı, yeni kocasının evinde terör estiriyordu. Haline şükretti çöpçü. Her işte bir hayır vardı şüphesiz. Nede boş işlerle uğraşmıştı. Bu kız için şekilden şekillere girmişti.

çöpçüler kralı şener şenBu duygular içerisinde sokakları süpürürken birde ne görsün. Başka bir hizmetçi camları temizliyordu. Onca yaşadığı şeye rağmen akıllanmamış , yine gönlünü birine vermişti. Ne olursa olsun akıllanmayacak,bildiği gibi yaşayacaktı çöpçü.

Çöpçüler kralının bu enfes final sahnesinden bir çok sonuç çıkarabilecekken gülüp geçmek ne kadar da vahimdir.

Şimdi filmin bu son sahnesine eşlik eden film müziğini verelim. Esin Enginin derlemesini yaptığı Cezve adlı müzik, sinemamızın unutulmayan film müzikleri arasında şüphesiz ki yerini aldı.

Yalnızlığı En Güzel Anlatan Sahne – Sadri Alışık

sadri alışık duygusal sahne

Günü gelince elveda gidiyorum şarkısı… Tamam öyle mi ? Tüüh! Dümenci herif. öleceksin diye korkudan ödün paylıyor. Bütün numaran da bunu örtmek için zaten ! Nusrettin iyi adamdı … Üç çocuğu karısı kaynatası , arkadaşları vardı… YALNIZ DEĞİLDİ. İyi kötü sevmiş, sevilmiş ömrünü heder etmemişti. Yaaa anladın mı Kazım. Anladın mı anam babam kardeşim … Arkadaşım Kazım.

Yalnızlığı anlatan bundan daha iyi bir sahne bulabilir misiniz ? Ben bulamadım… Sadri Alışık filmleri adeta define gibidir. Defalarca izlersiniz de duygu yüklü sahneyi göremezsiniz. Yeri gelir aaa bak buda varmış dersiniz. İşte o sahnelerden birini keşfettim.

Sadri Alışık’ın efsane filmlerinden Serseri ‘de geçen harikulade bir sahneyi geçte olsa farkettim. Sahneyi kesip youtube ‘a koydum. Yaklaşık 1 yılda 90 bine yakın insan izledi. Övgü dolu yorumlarda bulunuldu. Demek ki benim gibi çoğu insan da farkedememişti o efsane sahneyi.

Korktum. Evime geldiğimde kapıyı kendimin açacak olmasından, evime girdiğimde lambayı kendimin yakacak olmasından. Bir aynaya bakıp konuşacağımdan. İnsanın sevenleri olmalı şu hayatta. Akşam evine geldiğinde kapıyı açacak bir yari, sıcacık bir muhabbeti olmalı.

Aklımda hiç evlilik yokken bu sahne sayesinde evlenmeyi istedim. Önceleri evlenmeyeceğimi düşünürdüm. Şimdi işime gücüme başlayım hemen evleneceğim 🙂

Amma da klasik konuştum öyle değil mi ?Zaten alayı klasik olan bir blogdan da popüler tabirler beklenemezdi. Bir türlü yaşımı yansıtan yazılar yazamıyorum be 😀 Arkadaşlarım hep dalga geçiyor. ‘Oğlum Mustafa babam bilmiyor senin izlediğin, dinlediklerini’ deyip gülüyorlar 😀 Varsın gülsünler efendim. Popüler kültürün kıyısında seyretmek suç mu . En güzel yol bilinen yoldur :)) Saygılarımla.

Sabahsız Geceler – Kartal Tibet

Kartal Tibet ve Sema Özcan Baş rolünü Kartal Tibet ‘in oynadığı 1968 yapımı film buhran içine düşmüş bir genci anlatıyor. Serseri , sürekli içen dünyayı ailesine dar eden bir karakteri canlandırıyor Kartal Tibet.

Yine bir gün sarhoş bir şekilde eve gelip bağırıp çağırınca babası Macit(Necabettin Yal), dayanamaz ve kendisinin çocuğu olmadığını söyler. Annesinin babasını aldattığını aslında başkasının çocuğu olduğunu öğrenir. Öğrenir öğrenmesine ancak annesi bunu kabul etmemektedir. Kime inanacağını şaşırır.

Güzeller güzeli bir manitası vardır. İşte gönül eğlendirmelik canım. Kafasını onunla dağıtır .Zamanla  aşık olur. İyi kızdır Sabahat (Sema Özcan ). Bir sürtük değildir aslında. Kendi deyişiyle ‘  bende ev kızıydım ‘ .

Ayağına yeni nal çakılmış kısrak gibisin. Asfalta alışık değilsin. Velakin çok güzelsin be …

kartal tibet eski filmlerdenSöz verir sabahat ‘e . Onu dövmeyecek , küfür etmeyecek. Birde işe girecekti. Kendisinin çocukluğunu , dedesini bilen komiser mahmut (asım nipton) onu bir berbere verir. Berberliği de öğrenmiştir ha. Yalnız biraz kaba sabadır. Küfür ağzından eksik olmaz.

kartal tibet berberBir müddet sonra iyice kafası karışır , bırakır berberliği. Artık kafasında her şeyi netleştirecek bir delil vardır …

Filmin tamamını yazmak gibi bir huyum yoktur 🙂 Şimdi gelelim filmin oyuncularına. Hepsini açıklayamayacağım ama bir kaç ismi verelim.

Kemal Sunal filmlerinin vazgeçilmez kavgacıları Kudret Karadağ, Erdoğan Seren ve Arap Celal bu filmde ufak bir rol alıyor.

Kudret Karadağ, Erdoğan Seren ve Arap Celal

arap celal

Hepimizin ekranda görür görmez bildiği Mürüvvet Sim ve Berber rolüyle Necdet Tosun’da oyuncu kadrosu içinde.

mürüvvet sim

asım nipton ve necdet tosunTürk sinemamızın değerli isimlerinin oynadığı bu film izlenmesi gerekenlerden. Konusu yine bilindik bir konu olmasına karşın sinemamızın usta isimlerinin yıllar önceki hallerini izlemek paha biçilemez 🙂 Saygılarımla.