Tag Archives: eski türk filmleri

Yürek Yarası Filmi-Kadir İnanır

yürek yarası kadir inanırGariban bir salcının aşk hikayesini anlatır bu film. Film müziği tüyleri diken diken eder. Kadir İnanır (Davut) amiyane tabirle cuk diye oturmuştur bu karaktere. Fakirlik,garibanlık,yokluk aşka mani olamıyor. Deli gibi seviyor Zeynep’i. Ne var ki zeynebin gönlü BMW ‘si olan zengin Cemşiroğlu Mustafa beyde.

yürek yarası serpil çakmaklı

Zaten hep öyle değil midir? Sen deli gibi sever gözünden sakınırsın. Ancak o seni farketmez. Uzaktan uzaktan sever bir cesaretle yanına gidersin. Bir halta yaramaz azizim. Elin zübbesi gelir kızı alır. Sense trafik polisi Zeki Alasya gibi ardından bakar, ufak bir selam çakarsın. Yıllarını heba edersin, perperişan olursun. O geri gelmez azizim.

kadir inanır yürek yarası filmi

Kızın gönlü her zamanki gibi arabası olan zengin adamdadır. Salcı Kadir İnanıra dönüp bakar mı Serpil Çakmaklı ? Kafaya takmış Cemşiroğlu Mustafa’yı(Bülent Bilgiç). O kadar gaflet içindedir ki dönüp de kendisini deliler gibi seven adamı göremez. Bülent Bilgiç’İn canlandırdığı bu zengin karakter öyle vurdumduymaz ki. Önüne gelen kadına bakmakta, pavyonlardan barlardan çıkmamakta. Kısacası Zeynep’i küçük bir ilişkiden ibaret görmektedir.

-Ey oğul! Ya ağanın aklına düşerde salı elinden alırsa ne yaparız? Ne yeriz, ne içeriz …

– Nehiride elimizden alacak değil ya!

Davut ‘kaçıracam kız seni der’ ve Zeynep’i düğün günü Mustafa’dan kaçırır. Zeynep ondan nefret etmektedir. Açık açık söyler. ‘Seni istemiyorum. Ben Mustafa’nın karısı olacam. ‘

Yerin dibine batar Davut ama bırakmaz kızı. Garibim öylece düşünür durur. Ertesi gün salla nehrin karşısına geçirir ve bırakır kızı…Ancak bırakması bir çare değildir. Nehre kan bulaşmıştır. Hiç bir şey eskisi gibi değildir.

yürek yarası 1

Baba ocağına dönen Zeynep babasından dayağı yer ve ebeye götürülür. Kadın olmak nede zor iştir. Ebe temiz kağıdı vermiştir ama kimse bunu umursamaz. Koskaca tarlanın taşlarını pirinç gibi ayıklamasını isterler. Köle gibi çalıştırırlar.

Davut’u ise öldüresiye döverler. Davutu döven karakterler ise sinemamızın ünlü kavgazıları. İhsan Gedik,Yılmaz Kurt,Kudret Karadağ ve diğerleri … Oğlunu per perişan halde gören anne ağıtlar içindedir. Çaresiz …Annesi rolünde ise ünlü oyuncumuz Aliye Rona. Yeşilçamın annesi, surat ifadesiyle genelde korku salan, dik başlı, sert anne…

Aliye Rona yürek yarası

Eğer nehrin diğer tarafına geçerse öldüreceklerdir Davut’u. Peki Zeynep’e noldu. Zeynep çok zor haldedir. Çoluk çocuk onu taşlıyor, erkekler musallat oluyor, kadınlar lanetliyor. Dahada beteri cennet evine düşürürler. Yani geneleve. Suçu mu ? Suçu birinin onu kaçırması ve bırakması…

tecavüzcü coşkun yürek yarası

Zeynep iyice ağa düşmüş, Davut ise zeynebin düştüğü duruma kendisinin sebep olması nedeniyle bitip tükenmiştir. Filmin devamını ise her zaman ki gibi burdan vermeyelim.

Bu hazin filmi izlemenizi öneririm. Film müzikleri ve oyunculuğa hayran kalacaksınız.Saygılarımla.

Çöl Kartalı – Cüneyt Arkın

Askeri okuldan beridir birbirinden ayrılmayan iki dost ve 1 kadın… Murat ile Faruk aralarından su sızmayan, birbirleri için canını feda edecek iki arkadaş. Mahalle mektebi, askeri mektep, cephelerde birbirlerinden hiç ayrılmamıştır.

cüneyt arkın süleyman turan

Faruk (süleyman turan) Kamil paşanın kızı Leyla’ya ( Bahar Erdeniz) aşıktır. Ne var ki en yakın arkadaşı murat (cüneyt a.) ile leyla çoktandır birbirlerini seviyordu. Faruk bundan habersiz leylaya mektuplar yazıyor hatta murat’dan arada bir yardım bile istiyordu.

bahar erdeniz ve süleyman turan

Süleyman Turan’ın yani filmdeki adıyla Faruk’un, Murat ile Leyla arasındaki ilişkiyi bilmemesi işleri vahim duruma getiriyordu. Arada bir leyla hanımın yolunu kesiyor, ona sevdiğini söyleyemese de niyetini belli ediyordu. Bir kaç defa mektupta göndermiş ama Leyla bu mektupların Faruk’dan geldiğini anlar anlamaz kaldırıp atmıştı.

Faruk aşkından meyhanelerde mektup yazmaya çalışadursun, Murat aşkı leyla ile kırlarda geziyor,at biniyor, aşklarını doyasıya yaşıyordu.

cüneyt arkın ve bahar erdeniz

süleyman turan meyhanede

 

Cüneyt Arkın olur da savaş,kılış,silah olmaz mı efendim. Veliaht Hüseyin kaçırılmış ve bu durumu halletmekte kahramanlarımıza kalmış. Leyla Yemen’e zor bir görece giden Murat’ı uğurlarken gözleri yaşlar içinde kalmıştı.

bahar erdeniz ağlarken

 

Şu sahnenin güzelliğine bakar mısınız? Omzunuzda bütün güzelliğiyle ağlayarak ‘gitme’ diyen sevgilinize rağmen ölüme kim atlayabilir? Kahramanımız Cüneyt Arkın tabiki 🙂

Seyit İdris ve adamları veliaht Hüseyin’in bulunduğu kervana saldırmış. Veliahtı ele geçirmişti. Henüz küçücük olan veliaht savunmasızdı.

Kötü adam rollerinin üstadı Hayati Hamzaoğlu ve Kazım Kartal rollerini hakkiyle yerine getiriyor. Meşhur kötü adam gülüşlerini bol bol yapıyordu.

hayati hamzaoğlu ve cüneyt arkın

 

kazım kartal

 

Cüneyt arkın veliahtı canı pahasına kurtarıyor ancak çok ağır bir şekilde yaralanıyordu. Çölde hayatını kurtarmak adına son gayretleriyle yürümeye çalışsa da olduğu yere yığılıyordu. Ölüm onun için kaçınılmazken bir mucize oluyor ve çok güzel bir kadın kahramanımızı evine götürüp onu iyileştiriyordu. Bu güzel kadınımız zamanının en önemli kadınlarından Meral Zeren. Meral Zeren canından çok seviyordu Muratı.

meral zeren

Ne varki günün birinde fırsatını bulur bulmaz çölden kaçıp evine döndü Murat. Döndüğüne bin pişman olacaktı Murat. Leyla ile Faruk evleniyordu. Çok sevdiği arkadaşı ve biricik aşkının evlenmesine dayanamadı. Gerisin geriye çöllere, Meral Zerenin yanına döndü. Kendisini içkiye verdi…..

Filmin devamını her zaman ki gibi buradan yazmayacağım 🙂  Konusu oldukça ilginç olan bu filmi izlemeniz tavsiye eder efendim. Saygılarımla..

Komşunun Tavuğu Filmi – 1965

türkan şoray sadri alışık öpüşmesi

Başrollerini Sadri Alışık ile Türkan Şoray’ın aldığı film 1965 yapımı. Yönetmen Zafer Davutoğlu, yapım ise acar filme ait. Aslında film klasik bir konuya sahip. Ancak oyuncu kadrosu filmi değerli kılıyor.

Filmde Türkan Şoray ‘ın gençlik yıllarındaki güzelliği de gözlerden kaçmıyor. Türkan Şoray ‘ın filmin bazı sahnelerinde 1965 senesine göre bayağı şık olduğu aşikar. 65 yılında kaç kişi mini bir şort giyebilirdi ki 🙂

türkan şoray ve sadri alışık

1950 sonrası filmlerde ve müziklerimizde daha çok batı tarzı klasik, jaz müzikler halka aşılanmaya çalışılmıştır. Maalesef ki bu filmde de örneğine rastlıyoruz. Halkımızın zevkleriyle oynarayarak batılılaştırmaya çalışmak ne derece doğrudur? Bunun yanıtını sizlere bırakıyorum.

komşunun tavuğu film

Neyse efendim. Filmin konusuna gelelim.Filmde Türkan Şoray ‘a büyük bir miras kalıyor. Ancak miras için bir şart var.Evli olması 🙂 . Konu bu olay üzerine ilerliyor. Devamını yazarak filmi mındar etmeyelim 🙂 İyi seyirler.